1 Temmuz 2010 Perşembe

Saçmalatan Sıkıntı

Benden başka takipçisi olmayan sevgili blog. Merhaba. Şu sıralar bunalım gibi bir şeyin içerisindeyim sanki. Hiçbir şeyden zevk almıyorum. Geçenlerde AniDB de kayıt güncelleme zımbırtılarını falan öğrenmeye çalıştım. Çok saçma sistemleri var ve karmaşık. Birşey anlamadım ve vazgeçtim. Tek amacım çeviri grupları kısmına bakarken yabancılardan birinin orada tek başına duran Türk bayrağını görüp meraklanması ve tıkladıktan sonra yaptığımız işi görüp kendi lisanında "helal olsun be!" demesiydi. Bu beni mutlu ederdi bir miktar. Ama öyle bir şeyin olup olmayacağını bilemeyeceğim için pozitif düşünerek olacakmış hatta olmuş gibi davranacaktım. Ama adamların sistemini anlayamadım. Ve artık yapmak istemiyorum, umurumda değil.

Zaten şu sıralar arka arkaya drama izliyorum. Yeni bitirdim 5. dramayı. Yolda yürürken güzel bir kız görsem ölecek diye, hasta diye üzülmeye başlıyorum. Boşluklara dalıp dalıp gidiyorum. Yeter ulan!

Kaybolmaktan zevk alan insan modeliyim. Geçen gün bilmediğim bir yere gittim ve oradan başka bilmediğim bir yere yürüyerek gitmeyi kafama koydum. Başladım yürümeye ve yaklaşık iki kilometre yol yürüdüm. Geldiğim nokta başladığımın aynısı! Tekrar başladım yürümeye ve yaklaşık iki kilometre tekrar yürüdüm ama bu sefer tam ters yolu kullandım. Yine sonuç değişmedi. Aynı noktaya geldim. Filmlerde görüp de inanmadığım şeyi yaşadım. Hırs yaptım ve üçüncü kez yola koyuldum. Bir tabelanın peşine takılınca üçüncü seferde amacıma ulaştım ama iyi de yürümüş oldum.

KPSS'ye girmeyi planlıyorum. Hiçbir beklentim yok, kazanmam mucize olur ama yine de şansımı denemek istiyorum. Neyse kayıt için okula gittim. Upuzun bir kuyruk. En sona yerleştim ve beklemeye koyuldum. Yaklaşık iki saat sıra bekledikten sonra sıra bana geldi. Çölde kutup ayısıyla karşılaşan bedevi şansını yaşadım. Sıra bana geldi ve sistem çöktü. Bir saat sistemin gelmesi için bekledim. Tanrı bana şaka yapıyor olmalı...

Bunları neden anlatıyorum ben de bilmiyorum. Sanırım tuhaf olduğumdan. Yine de seviyorum olduğum kişiyi. Her şeye pozitif bakabilen, kafasındakinin milyarda birini dışa vurabilen bir insanım. Babamın tam zıttıyım. Hani konuşmak için bile sebep ararım.Tuhafım ama bunu seviyorum. Hani filmlerde yan rollerde oynayanlar olur ya, kendimi onlar gibi hissediyorum. Hiçbir hikayenin kahramanı olamadım, olmak istemdim de. İnsanları kurtarmak bana göre değil. İnsanlarla aram hep belli bir seviyede ilerler. İstediğim herkes beni sever, istemediklerime kendimi sevdirmeye çalışmam ama onların da çoğu beni seviyor. Neden? İnsanların yapmacık sevgilerini istemiyorum. Hepsi bugün var yarın yok. Herkes çıkarcı olmuş şu dünyada. En yakın bildiklerin bile bir şey olduğunda anlamsızca senden uzaklaşabiliyor. Gerçek insanları bulmak için nereyi aramak lazım?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder