2 Kasım 2010 Salı

Kabak Çekirdeği

Uzun zaman oldu. Bir şeyler yazmanın vakti geldi diye düşündüm. Uzun uzun yazmayacağım sanırım. Hemen konuya geçiyorum. "Bu başlık ne?" diye sorarsanız hemen açıklayayım: kabak çekirdeği. Detaylı anlatımı yazımın sonunda yapacağım.

Şöyle ki geçenlerde bizimkiler kabak almışlardı. Kabağa ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Ama aldıklarını biliyorum ve çekirdeklerini de size anlatıyorum. Kabak kayıplara karışırken çekirdeklerini babam tek tek temizlemiş. Bilirsiniz ki çekirdekleri böyle kusmuk gibi bir şeye yapışık olurlar. Kaygandır falan. Kavunun iç kısmı. Neyse, babam ayıkladığı çekirdekleri camın önüne koyduğu sofra bezinin üzerine güzelce sermiş ve güneşte kurumaya bırakmış. Tabii bunlar yapılırken ben evde değilim ya da evde değil gibiyim. O nasıl bir şey demeyin, odamdan çıkmadığım için hep öyleyimdir. Devam ediyorum, bu sabah acıktığım sırada mutfağa gittim ve o çekirdekleri gördüm. Mutfakta eşelenirken çekirdeklerden bir tane aldım, iki tane aldım derken hepsini doldurdum bir tabağa ve bilgisayar başında bir şeyler izlerken afiyetle yedim. Taze kabak çekirdeği, ooh mis gibiydi. Ama bir sorun vardı. Babam... Düşündüm ve babamın heves edip o çekirdekleri tek tek ayıklayıp güneşin altına koymuş olmasının tek bir açıklaması olabilirdi. O da canının taze kabak çekirdeği istiyor olmasıydı tabii ki. Ne yapsam ne etsem diye düşündüm ve aklıma gelen en mantıklı şey kuruyemişçiye gidip bir paket çifte kavrulmuş, tuzlu kabak çekirdeği almak. Neden mi? Çünkü kabak bulması kolay bir şey değil. Pazar yeri falan olacak ki bulup alayım. O da yok. Çifte kavrulmamış ve tuzlanmamış olanını da alabilirdim ama babam köyde büyümüş anadolu insanıdır. Anlar yani. O yüzden şirinliğimle paçayı kurtarmaya kaldı iş ve çifte kavrulmuş tuzlu kabak çekirdeğini alıp güzelce serdim sofra bezinin üzerine. Bizimkiler de misafirliğe gitmişlerdi. Geldiklerinde hiç babam mutfağa bile girmedi. Annem birkaç çekirdek attı ağızına arada. Ben de durumu ona anlattım. Başladı gülmeye. Bayağı güldü. Sonra dayanamadı babama anlattı. O da güldü yeterince ve sorunsuzca her şey halloldu. Sorun beklemiyordum zaten ama ne olur ne olmaz, o kadar ayıklamaya uğraşmış, çekirdek yemezse olmaz. Zaten onu düşünerek bol çekirdek aldım. İki avuç çekirdek yedim, yarım kilo alıp koydum.

Bu kadar. Şimdi söz verdiğim gibi başlığı daha ayrıntılı şekilde açıklayayım...

Kabak Çekirdeği

Kabak çekirdeği, yassı ve koyu yeşil renktedir. Sarı-beyaz renkte bir kabuk içinde bulunan kabak çekirdekleri kabuksuz olarak da üretilir.

Sağlık Yararları

Kabak çekirdeğini neden yiyoruz?

Kabak çekirdeği, kendi başına veya salatalarda ve diğer hoş kokulu yemek sonrası yenen lezzetli bir çerezdir. Mineraller, esansiyel yağlar ve protein bakımından zengindir. Solucan düşürme özellikleri vardır. Şerit solucanları ve diğer solucanları iyi bir defedicidir. Çinko içeriği, kabak çekirdeğini genellikle erkek ve kadın verimliliği için özellikle önemli yapar.

İyi huylu prostatı büyümüş erkeklerin prostatının büyümesini durdurmak için kullanılır. Mesane iltihabı veya idrar tutulması gibi ikinci derecede böbrek rahatsızlıklarında da kullanılır.

Kabak çekirdeği, büyümüş prostat veya prostat kanserinin mesaneden idrar çıkışını engellediği zaman gelişebilecek idrar yolları zorluklarından kurtarır.

Eskiden beri ev ilaçları olarak mide bulantılarında ve deniz tutmalarında da kullanılmıştır

Hangi zenginlikleri vardır?

Kabak çekirdeği, minerallerin mükemmel bir kaynağıdır. Bir bardağın ¼ ünü dolduracak kabak çekirdeği çinkonun tavsiye edilen günlük alımının %20 sini, magnezyum ve manganezin ise %50 sini sağlamaktadır.

Bazı B vitaminlerini içerdiği gibi kemik sağlığı ve kan pıhtılaşması için ihtiyaç olan K vitaminini önemli bir miktarda da içermektedir.

Yağ içeriğine gelince, kabak çekirdeği, hormon dengesi, beyin fonksiyonu ve cilt sağlığı için ihtiyaç olan omega 3 ve omega 6 esansiyel yağlarını birlikte almak için iyi bir kaynaktır.

Özellikle kimler yemelidir?

• Prostatı büyümüş kimseler
• Kısırlık veya hormonal dengesizliği olan kimseler
• Solucan ve tenya bulunan kimseler
• İdrar tutukluğu olan kimseler
• Mesane iltihabı olan kimseler
• Kemik erimesi olan kimseler
Önerilen kullanma şartları ve miktarlar

Kabak çekirdeği, çerez olarak yenebildiği gibi, musliye, salatalara veya fındık çekirdek kavurmalarına ilave edilerek te yenebilir. Günlük doz iki tatlı kaşığı veya 20-30 gr kadar olması uygundur. Sabah akşam devam edilir.

Güvenirlik

Kabak çekirdeği, genellikle allerjik bir gıda değildir ve oksalatların, ürik asitlerin ölçülebilir miktarlarını içerdiğine dair bilgi bilinmiyor

Kabak Çekirdeği prostat sağlığına katkı sağlayabilir

İyi huylu prostat büyümesi çoğunlukla 50 ve üstü yaşlardaki erkekleri etkilemektedir. Büyümeyi oluşturan faktörlerden biri testosteron ve onun ürünü olan DHT(dihydotestosteron) tarafından prostat hücrelerinin aşırı uyarılması olarak bilinmektedir. Kabak çekirdeği bünyesinde bulunan yağ bileşenlerinin, testosteron ve DHT tarafından oluşturulan prostat hücre çoğalımının tetiklenmesini engellediği gözlemlenmiştir. Bu konudaki bilimsel tartışmalar halen devam etmektedir. Kabak çekirdeği ekstratı ile kabak çekirdeğinin kendisi arasındaki ilişkiler de aynı derecede tartışmaya açıktır. Kabak çekirdeği yağı ekstratında bulunan Prostata faydalı olan bileşenler, kesinlikle kabak çekirdeğinde bulunmaktadır. Tek problem, çerez olarak alındığında prostatı destekleyecek bileşen miktarının yeteri miktarda alınıp alınamıyacağı hususudur.

Kabak çekirdeğindeki karotenoidler ve omega 3 yağlarının potansiyel prostat faydaları üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Diyetlerinde daha yüksek karotenoid bulunan erkeklerin BPH için daha az risk taşıdıkları bu çalışmalarda ortaya çıkmıştır.

Kabak çekirdeğinde Prostad fonksiyonunu pekiştirebilen ilave bir besin kaynağı da çinkodur. Bu sebeple çinko ve BPH arasındaki ilişki üzerinde araştırmalar sürdürülmektedir.

Erkeklerin Kemikleri için Koruyucudur

Daha yaşlı erkekler için kemik erimesi (osteoporotik) büyük önem taşımaktadır. 50 yaşın üzerinde 8 erkekten birinde kemik erimesine rastlanmaktadır. 45-92 yaş arasına değişen yaşlarda 400 erkek üzerinde yapılan bir(American Journal of Clinical Nutrition) çalışmada düşük çinkolu diyetle, düşük kan seviyesi ile osteoporosis arasında bir korolasyon olduğu tesbit edilmiştir. Kabak çekirdeği gibi çinko bakımından zengin bir diyetin prostad sağlığına yaptığı katkıya ek olarak kemik yoğunluğunun iyileştirilmesine de katkı sağlar

Mafsal İltihaplarında(artrit) Anti-enflamatuar Yararları Vardır

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda kabak çekirdeği eklenmiş diyetlerin uygulanması sonucunda enflamantuar semptomları düşürmede etkili olduğu belirlenmiştir

Sağlığa yararlı minerallerin, Protein ve Mono doymamış yağların Zengin bir Kaynağıdır

¼ bardak dolusu kabak çekirdeği almakla günlük magnezyum diyetinin %46.1’ ini, günlük demir diyetinin %28.7’sini, günlük manganez diyetinin %52’sini, günlük bakır diyetinin %24’ünü, günlük protein diyetini %16.9’unu, günlük çinko diyetinin %17.1’ini sağlanmış olmaktadır.

Kabak Çekirdeğindeki Phytosterollerle Daha Düşük Kolestor

Phytosteroller, kolestrole çok benzeyen kimyasal yapıya sahip, bitkilerde bulunan bileşiklerdir. Diyette yeterli miktarda bulunduğunda, kolestrolun kan seviyesini düşürmekte, bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve çeşitli kanserlerin riskini azaltmaktadır.

Tabii ki bunları yazmaya uğraşmadım, bir kaynaktan alıntı yaptım ama kaynağın sayfasını kapattığım için nereden alıntı yaptığımı söyleyemiyorum. Google desem yeter de artar ama, her şeyin bulunabileceği tek yer.

1 yorum:

  1. Yarar kısmına şöyle bir göz attım,beni asıl ilgilendiren senin içinde bulunduğun 'Ye ama kaçma' kısmıydı,okuması zevkliydi ama senin anlatımından daha doğrusu yaşandığı gün dinlemesi/okuması daha zevkliydi sanki,yine de sevdim ben bunu,en son kırıntısına kadar ye ama yedeklemeyi unutma xD

    YanıtlaSil